Profil de AlperALPER DUMANPhotosBlogListesPlus Outils Aide
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
Veuillez patienter...
Le commentaire entré est trop long. Raccourcissez-le.
Vous n'avez rien entré. Réessayez.
Il est actuellement impossible d'ajouter votre commentaire. Réessayez plus tard.
Pour ajouter un commentaire, tu dois avoir l'autorisation de tes parents. Demander l'autorisation
Tes parents ont désactivé les commentaires.
Il est actuellement impossible de supprimer votre commentaire. Réessayez plus tard.
Vous avez dépassé le nombre maximal de commentaires qu'il est possible d'envoyer le même jour. Réessayez dans 24 heures.
Votre compte a pu laisser les commentaires désactivés parce que nos systèmes indiquent que vous risquez d'arroser d'autres utilisateurs de messages. Si vous pensez que votre compte a été désactivé par erreur, contactez l'assistance en ligne de Windows Live.
Effectuez la vérification de sécurité ci-dessous pour finaliser l'envoi de votre commentaire.
Les caractères entrés pour la vérification de sécurité doivent correspondre à ceux de l'image ou du fichier audio.
Premaa écrit :
CANIM KARDESIM
Hos geldin, sefalar getirdin, ziyaretine cok sevindim, hemen geldim.
Nasilsin görmeyeli? Artik Istanbul' da kalacaksin herhalde?
Ben de iyiyim, calisiyorum ve bos zamanlarim PC basinda geciyor, hos, bos zamanim da pek olmuyor artik ama olsun, hayatimdan memnunum.
 
Senin okul ne oldu Alper? Ehliyeti de aldin? Allah kolaylik versin canim kardesim. Arkadasina da kucak dolusu selamlar benden.
Yine beklerim Alper, arayi bu kadar acma bir daha. :-)
10 Août
Premaa écrit :

Merhaba Alper, canim kardesim, ziyaretine cok tesekkürler, ötlettin kendini. Chat Boxda mesajini görmeyebilirdim, konuk defterim taaaaa en asagida :-)
Gelmisken bir bakayim, alaninda yenilik var mi, zamanin olmuyordu, belki simdi olmustur. Ben Türkce alanimi kapattigimdan beri hayli stresden kurtuldum,
cok geliyordu. Ama dostluklar bitmedi cok sükür, sayenizde, cok tesekkürler. Öptüm güzel kardesim.
19 Mai
hi!~your blog is so cool!~
like you!~
7 Avr.
yasir sönmeza écrit :
maşallah kardeşim tebrikler senin sayfada harikaymış ^.^... "fotoğraflardaki köy maşallah cennet gibi ^.^.. emeğine sağlık.. selamlar..
27 Mar.
slm arkadaşım.hoş bir sayfa herşey gönlünce olsun.
16 Mar.
Gelincika écrit :
En güzel günler senin olsun sevgili Alper
Sevgiler
25 Jan.
..a écrit :

Ümitlerinizin dostluklarla pekişip ,gülücüklerinizin ise

hiç bitmeyeceği, barış, sevgi ve huzur dolu bir yıl dileğiyle…

MUTLU YILLAR!!!

   linealuz2K.gif picture by macenarriaga

C.H.N

1 Jan.
alfredoa écrit :
UN SALUDO DESDE ESPAÑA.
HELLO FROM SPAIN.
30 Déc.
Premaa écrit :

Photobucket

Yeni yilini en icten dileklerimle kutlar, mutluluk, saglik, basari ve sevgi dilerim sevgili kardesim.
Coc cok selamlar, sevgiler
30 Déc.
Alper Dumana écrit :

 

rentrez ici quelque chose comme :

            www.alperduman.com

20 Déc.
Alper Dumana écrit :
Teşekkür ederim abla :) Bende elimden geldigince sana oy kullanıyorum :) tekrar görusmek üzere...
19 Déc.
Gelincika écrit :
Merhaba Alper
Elimden geldigince sayfana ugruyor, linklere bakiyorum, özellikle "Software" ye tabii :-))
Ehliyetini kutlarim, hayatta hep basarili olmani diliyorum. Gönül dolusu selamlar
15 Déc.
Mustafa Deniza écrit :
Güzel olmuş ellerine sağlık ordunun resimlerini görünce bir başka oluyor insan
nede olsa memleket hasreti
Kuzenim benim 
hayatta istediklerin hep seninle ve istediğin gibi bir hayat geçirmen dileğiyle.
Gülümseme
9 Déc.
Alper Dumana écrit :

Image Hosted by ImageShack.us

                                     www.alperduman.com

21 Nov.
Alper Dumana écrit :
Tesekkur ederim abla :) ben bilmeden de olsa sana puan kzandırdım artık daha cok kazancak sın ögrendım saol :)
2 Nov.
Premaa écrit :
Merhaba Alper
Bu gün Chat Boxda mesajini gördüm- "oy vermek icin tiklayin" linkini tiklamakla oy vermis oluyorsun, yapman gereken baska hic bir sey yok, sadece yeni acilan sayfayi kapatmak.
24 saat gecmeden tekrar oy vermye kalkarsan söyle bir sey oluyor " :-((  es tut uns leid.."  yazisi görüyorsun. 24 saat gecmisse, oyun kabul edilmisse:
" :-)) herzlichen Dank..." yaziyor az asagida.
 
Ablam Sevda ya da söyledim, o da senin Web Sitene girecek her gün firsat buldukca.
Selamlar canim kardesim
 
2 Nov.
deryaa écrit :
ABİŞİM VALLA ELLERİNE SAĞLIK SÜPER OLMUŞ SPACEN SENDEN İYİSİNİ KİMSE YAPAMAZ YANİ DOYA DOYA BAKIOMMMMAçık ağızlı HEHE
23 Oct.
Alper Dumana écrit :
Yorumlarınız videolarınız ve resimleriniz için çok tesekkurler gene beklerim :)
 
19 Oct.
LéYlaa écrit :
selam space süper olmuş benim kadar olmasada:P ellerine sağlık :)
17 Oct.
Gelincika écrit :
Senin, "Ne idik ne olduk" bloguna ben de bir sey eklemek isterim:
Eskiden, kücükler büyüklerin bayramini kutlamaya giderdi
Simdi, büyükler geldiklerinde evde bile olmuyorlar :-))
 
Ramazan bayramini bütün kalbimle kutlarim canim kardesim

 

          

 

12 Oct.
risal€ risal£a écrit :
♥ Bayramlar, insanlar arasındaki karşılıklı sevgi ve saygının perçinlendiği günlerdir. Bayramlar, insanların birbirleriyle olan dargınlıklarını unuttukları, barıştıkları, kardeşçe kucaklaştıkları günlerdir. Bayramlar,milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulanıp sergilendiği, bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, Ramazan Bayramınız kutlu olsun!
.....esselamun alykum....
10 Oct.
risal€ risal£a écrit :
 
askerler ölmez vatan bölünmez....
 
onbeş  askerimizi şehit verdik....
 
bu vatan bölünmez bir bütündür...
 
al kanlarla sulandı bastığımız yerlerde...
 
askerlerimizin kanları var.....
 
bu topraklar kutsaldır.....
10 Oct.
Ertekina écrit :
 
 
 

Şehitler 

Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri, 
            mezardan çıkmanın vaktidir! 

Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri, 
            Sakarya'da, İnönü'nde, Afyon'dakiler 
            Dumlupınar'dakiler de elbet 
            ve de Aydın'da, Antep'te  

vurulup düşenler,
siz toprak altında ulu köklerimizsiniz
             yatarsınız al kanlar içinde. 
 
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
             siz toprak altında derin uykudayken
                       düşmanı çağırdılar,
                                   satıldık, uyanın! 

Biz toprak üstünde derin uykulardayız,
             kalkıp uyandırın bizi!
                             uyandırın bizi! 
 
Şehitler, Kuvâyi Milliye şehitleri,
             mezardan çıkmanın vaktidir! 
  
             Nazım Hikmet
1959

10 Oct.

Alper Duman derki ;

 
myspace Stuff

ALPER DUMAN

Video Player for YouTube

Chargement...

Saat

Chargement...

My Country

Chargement...

Similar Artists

Chargement...

MarqueeUp

Chargement...

Sandbox

Chargement...

Lecteur Windows Media

Calendar

Chargement...

Blog Moon

Chargement...

Google Search Gadget

Chargement...
http://d21c.com/Sherry727/pages/bks.html

Flux

Le propriétaire n'a spécifié aucun flux pour ce module.

Vidéo

 

Vidéo

 
Le réseau de cette personne est vide (ou privé).
Aucun album photo n'a été ajouté.
28/12/2007

zaman gazetesi

 

    

Zaman www.gazetealemi.com                                                                                        

 

 

 

 

                                                                                           

 

23/11/2007

Konuşulan konu Dünya saati

 

 

Dünya saati
 
 
     
 
Daha fazla flashlar ve saatler icin Alice im Wunderland adli yardim space ime bakin
 

 

Prema Ablama Tesekkurler

02/11/2007

Sadece Buyrun bi Bakın

                   

 

                              Image Hosted by ImageShack.us

 

 
29/10/2007

Ve müzik dinleyin...


         ALPER DUMAN

30/09/2007

Neydik Ne Olduk !!!!

eskiden sogan-ekmektik kuru fasulye idik;
>şimdi brunch hamburgeriz....

>eskiden bir lokma ekmegi bolusmek icin arkadas arardik;
>şimdi ise nerde yersem kimse gormez diyoruz...

>eskiden resim cekilirken üzerimize ceki duzen verirdik;
>şimsi ise kendimizi dagitiyoruz...

>eskiden hanım hanımcık olmak önemli idi;
>şimdi ise orayi burayi acmak....

>eskiden agirbaslilikla efendilikle sevilirdik;
>şimdi ise piçlikle yalakalikla...

>eskiden yolda elele tutusamazdik;
>şimdi ise yolda sevisenlere bile sahibiz...

>eskiden girdigimiz bir yerde selamun aleykum dedik mi herkesden selam
alırdık;
>şimdi selamun hello ile bakıp kaliyoruz.....

>eskiden uyarildik mi tesekkur ederdik;
>şimdi kufur ediyoruz...

>eskiden türk kürt cerkez laz alevi sunni kardestik
>sırt sırta verirdik;
>şimdi bölünmek icin ugrasiliyoruz....

>eskiden bacım derdik kızlara;
>şimdi yavrum canım hayatım diyerek cıkar bekler olduk....

>eskiden otobuste trende yer verip hayır duası alırdık;
>şimdi uyuyor numarasi yapar olduk...

>eskiden tribunde birlikte otururduk;
>şimdi ise aynı sokakta karsılasamıyoruz.....

>eskiden degerler örfler adetler onemli idi;
>şimdi ise para menfaat cıkar....

>eskiden boyle isek ne oldu bize?????
>AVRUPAlaştık mı????

>bu mu şimdi avrupalaşmak değerleri örfleri adetleri kültürü yavas
yavas  kaybetmek mi?buysa kalsin ben istemiyorum tekrar eskiyi istiyorum
ben.eski  geri kafaliliksa yobazliksa razıyım kabul ederim...
>unutmayalim biz bu ulkenin gelecekte ki cumhurbaskanı milletvekili
ögretmeni temizlikcisi amelesi fabrikatoru ,şöforu, anne-babasiyiz..O yuzden
silkelenmemiz gerek kendimize gelmemiz
>lazim.....
>M. KEMAL'in sozunu unutmayalim;
>''TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN TEMELİ KÜLTÜRDÜR''
>Biz kültürümüzü örfümüzü ananemizi unutmaya baslarsak T.C.yi unutmaya
baslıyoruz demektir...
>
kendimize gelelim lutfen degerlerimize sahip
cıkalim,koruyalim,yasatalim...

20/04/2007

Sohbet Odam :)

 
Get your own Chat Box! Go Large!
Prema ablama cok tesekkur ederim !!
19/04/2007

ANKETTTT

 
http://www.xatech.com/web_gear/?p">Get your own Poll!

Akvaryum :) en son yenilik...

 

14/04/2007

TRAJEDİ

OKUYUN NE İNSANLAR VARMIŞ DİYECEKSİNİZ....

 Haldun Bey aksam oturmuş, karısıyla birlikte çayını içiyor, televizyon izliyordu. O akşam diğer tüm akşamlar gibi sıradan bir eylül akşamıydı. Haldun Bey hayatının son mutlu dakikalarını yaşadığından habersiz o sırada çalmakta olan cep telefonunu almak için masaya doğru yürüdü. Arayan Kızıydı. -Alo, baba ? - Birgül nasılsın güzelim ? - (Ağlamaklı) baba ben numune hastanesindeyim. - Ne oldu alo !! - Baba buraya gel, ne olursun çabuk gel. ...Ve telefon kapandı. Haldun bey altında pijaması, üzerinde askılı atletiyle evinden fırlayarak arabasına doğru koşmaya başladı. Tam evin önüne çıkmıştı ki arabası park ettiği yerde yoktu. Oysa ki daha park edeli 2 saat bile olmamıştı. Tam o sırada yan komşunun evinin önünde polis arabası durduğunu gördü. Komşusu polisle bir şeyler konuşuyordu. Hızla o tarafa yöneldi. Komşusuna gelen telefondan bahsedip daha sonra da arabasını bulamadığını anlattı. Mümkünse onun arabası ile hastaneye gidip gidemeyeceğini sordu. Bu sırada lafa karışan polis bunun mümkün olmadığını, o sokağın 1 saat kadar önce bir oto hırsızı çetesi tarafından soyulduğunu ve komşusunun da arabasının çalındığını söyledi. Haldun Bey bir anda kendi arabasının da aynı akıbete uğradığını anlayı vermişti. Ancak şu anda bu duruma üzülme veya ilgi gösterme şansı yoktu. Zaten arabasının kaskosunun da olmayışı ayrı bir problemdi. Zira kızı hastanedeydi ve daha ne olduğu konusunda en ufak bir fikri bile yoktu. İlk gelen taksiyi çevirerek arabaya bindi. Taksiciye "devam et" diyebildi sadece.. Taksici Haldun Bey'in kıyafetine bakıp, "Ne o birader, kocası mi geldi de böyle don paça attın kendini sokağa" dedi. Haldun Bey şaşırarak "ne kocası hemşerim?" diyebildi sadece. Taksici gayet rahat "Figen orospusunun evinden böyle fırladığına göre kesin gavat kocası gelmiştir aniden" dedi. Haldun Bey 20 yıl beraber yaşadığı karısının ismini duyduğunda titremeye başlamıştı. Taksici ise sakin bir şekilde "Nereye demiştin abi ?" diye sordu. Haldun Bey'in ağzından çıkan kelimeler sadece "Nu-nu-numune" olmuştu. Hastaneye geldiğinde taksici "7 milyon abi" demesiyle birlikte Haldun Bey'in pijamasının ceplerinin olmadığını fark etti. Haliyle cüzdanı da yoktu. Elinde sadece bir araba anahtarı ile taksici ile aynadan göz göze geldiler. Taksici zeki adamdı ve durumu hemen kavradı. Adamın ilk tepkisi "Ulan salak, Figen'e paran var, bize vermeye yok öyle mi?" şeklinde oldu. Haldun Bey artık şoka girmiş durumdaydı ve bırakın cevap vermeyi kafasında bir cevap oluşturamıyordu bile. Taksiciyle aynı anda taksi'den indiler. Haldun Bey tam ağzını açmış bir şeyler söyleyecekti ki taksiciden yediği diz darbesiyle bademcik sayısı iki katına çıkıverdi. Haldun Bey yere devrildi ve kıvranmaya başladı. Allahtan orası hastanenin önüydü ve doktorlar hipokrat yemini ile bağlı olduklarından yardıma koşmuşlardı. Hızlı bir şekilde bir sedye bulundu ve Haldun Bey sedyeye yatırıldı. Acil servise giderken ağzından çıkan kelimeler sadece "Kızım, kızım" oldu. Acil serviste kendisine ilk müdahale yapılırken Haldun Bey artık acıdan dolayı kendisinden geçmek üzereydi. Doktorların "Ameliyathaneyi hazırlayın" dediklerini duydu. Ama ameliyata girmezdi. Kızını bulmak zorundaydı. Son bir gayretle "Kızım" diye bağırdı.. Doktor: - Ne kızı?, burada kız mız yok - Telefon, telefon etti.. - Adi ne kızının ? - Bir.. Birgül.. Doktor masanın üzerindeki defteri açarken karıştırmaya başladı: - Birgül Yuvakuran mı ? -E-evet.. Kızım nerde ? -Onun durumu senden iyi merak etme. - Nerde ? Nesi var kızımın ? - Kaçak bir jinekologun muayenehanesinde kürtaj yaptırmak istemiş. Rahim duvarı yırtılınca acilen buraya getirmişler.. Getiren kişi kapının önüne atıp gitmiş. Şu anda ameliyattan çıktı, yoğun bakımda.. Ama hayati tehlikesi yok. Haldun Bey, bu haberin üzerine daha fazla kendini tutamadı ve bayıldı. Ayıldığında başına bir hasta bakıcı duruyordu. - Nerdeyim ben ? - - Yoğun bakım. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz ? - Ne ? Neler oldu ? - Bir saniye ben doktor beyi çağırayım, o konuşsun sizinle. Siz kendinizi yormayın. Aradan birkaç dakika geçmeden doktor geldi. Haldun Bey yatağında doğrulmaya çalışarak. - Doktor Bey! -Kımıldamayın beyefendi, yatın lütfen. - Neler oluyor doktor bey. - Haldun bey üzgünüm ama her iki yumurtanız da ağır hasar görmüş. Kanama çok şiddetli olmuş. Operasyon sırasında her ikisini de almak zorunda kaldık. Ancak üzülmeyin. 2 Yıllık bir tedavinin ardından protez yardımıyla tekrar sertleşme yaşama ihtimaliniz var. -Evladım.. Çocuğum.. - Beyefendi, öncelikle dikkat ettiğimiz konu buydu zaten. Her ne kadar 45 yaşında olsanız da çocuk sahibi olmak isteyeceğinizi düşünerek en azından spermlerinizi kurtarmayı planlıyorduk. Ancak ameliyat sırasında fark ettik ki sperm kanallarınızın morfolojik yapısından dolayı sizin sağlıklı sperm üretmeniz imkansızmış. Yani bu kaza olmasaymış da çocuk sahibi olmanız mümkün değilmiş. Haldun Bey duyduklarını sindirmeye çalışıyordu ama beyni artık ona isyan ediyor ve durma noktasına yaklaşıyordu. Son bir gayretle - Birgül Yuvakuran.. dedi.. Doktor kafasını manalı bir şekilde sallayarak: - Aslına bakarsanız Haldun Bey, böyle bir çocuğunuz olacağına hiç çocuğunuz olmaması daha iyi. Bahsettiğiniz kişi yandaki odada yatıyor. O çocuğun babasının yerinde olmak istemezdim. Kız hayatını fahişelikle kazanıyormuş. Bu yaptırdığı 4. kürtaj ameliyatıymış. Rahim duvarı yırtılması yüzünden geldi buraya. Çok kan kaybetmişti ancak şu anda iyi durumda. - O. O benim kızım. - Haldun Bey, sizin kızınız olması tıbben imkansız. Ha evlatlık ise orası başka ama biyolojik babası siz olamazsınız. Haldun Bey, kendini yatağa bıraktı ve gözlerini kapadı. "Allahım keşke canımı alsan da bu ızdırabı bana yaşatmasaydın" diye dua etti. O sırada doktor, rutin kontrollerini yaparak odadan ayrıldı. Aradan 2-3 gün geçti. Haldun Bey yoğun bakımdan çıkmış bir odada yatıyordu. Kendisiyle görüşmeye gelen karısını kovmuş hasta bakıcının her gün getirdiği gazetelere okumadan boş boş bakıyordu. O akşam hasta bakıcı yanına geldi. - Bey amca nedir senin derdin. Ne gelenin var ne gidenin. Gelen herkesi de kovuyormuşsun zaten. - Yok bişey. - Yaw anlat da bilelim. Belki bir yardımımız dokunur.. - Bana kimse yardım edemez.. - Öyle deme be amca yaw. Beterin beteri vardır. Allah ölümlü dert vermesin. Haldun Bey bu lafın üzerine artık dayanamayarak patladı. Birkaç dakika içinde hıçkıra hıçkıra 3 gün önce başına gelen olayları gözyaşları eşliğinde hasta bakıcıya anlattı. Hastabakıcı olayları dinledikten sonra. - Geç be birader, ben de senin derdini dert zannetmiştim.dedi. Haldun Bey şaşkın bir ifadeyle sorarcasına hastabakıcının yüzüne bakıyordu. - Ben de senin derdini dert zannetmiştim. Ya ben ne yapayım diyerek Haldun Bey'in kucağındaki gazetenin spor sayfasını açtı ve Del Bosque'nin resmini gösterdi. "BEN BEŞİKTAŞLIYIM dedi !!!!!"

13/04/2007

İBRET

 

Sevgili Güzin abla ben 18 yasinda bir kizim internette kendime yeni bir erkek arkadas edindim. Onu çok seviyorum.O da beni seviyormus. Bana seni ailemle tanistircam dedi. Buna çok sevindim. Beni evlerine davet etti. Ailesiyle tanistirmak için evlerine gittigimde evde kimse yoktu. Bana birazdan gelirler dedi. Onlari beklerken birer kola içelim dedi. Bende olur dedim. Odasina geçtik, kolamizi içerken erkek arkadasim birden uyumaya basladi. Güzin abla sence erkek arkadasimin hastaligi ne ? GÜZÜN ABLA'NIN CEVABI Kizim seni anan Kadir gecesi dogurmus.

12/04/2007

Seni Seviyorum

Seni Seviyorum
Image Hosted by ImageShack.us
Seni seviyorum....
Sadece kim olduğun için değil,
seninle beraberken kim olduğumu anladığım için.
Seni seviyorum.....
Sadece kendine yaptıkların için değil,
bana yaptıkların için Seni seviyorum.....
 Saklı kalmış beni ortaya çıkardığın için,
 Seni seviyorum......
Elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman,
 üzüntülerim silinip onların yerine,
şimdiye kadar kimsenin başaramadığı güzellikleri,
o sıcaklığı, o ışığı, ortaya çıkardığın için
Seni seviyorum........
Hayatımı bir tapınağa çevirdiğin ve her günümü bir şarkı haline getirdiğin için
Seni seviyorum.......
Çünkü sen kimsenin başaramadığı şeyi,
 kendimi iyi hissetmemi
ve hiç bir zaman olmadığı kadar mutlu olmamı sağlıyorsun.....
Seni o yüzden çooookkkk seviyorum....
Sen bunları konuşmayla,
dokunmayla ve işaretle değil,mavilim....
 Sadece kendin olmakla yapıyorsun....
İşte bu yüzden seni ölesiye çok seviyorum...

 

 

02/04/2007

Image Hosted by ImageShack.us                                                                                                                                 
 

Günlerden bir gün, evrenin bir noktasında, küçük bir tırtıl gözlerini hayata açmış. Doğal içgüdüleri ile hemen beslenmeye başlamış. Ne bulursa yemiş. Bir süre sonra, yeterince büyüdüğünde, kendine güvenli bir yer bulup, bir koza örmeye başlamış. Bu kozanın içinde geçirdiği uzunca bir sürenin sonunda da, rengarenk kanatlı bir kelebek olup çıkmış. Minik kelebek, uçabiliyor olmanın da verdiği mutlulukla uçmaya başlamış. Dağlar tepeler aşmış, ormanın her yerini dolaşmış. Derken bir vadiye gelmiş. Rengarenk çiçeklerin bulunduğu bir vadiye. Etrafına şaşkın şaşkın bakarken, vadinin öbür ucunda bir papatya görmüş. Bir anda afallamış. Ne düşüneceğini, ne yapacağını bilememiş. İçinden "Ne muhteşem bir çiçek" diye geçirmiş. Ve vakit kaybetmeden yüzlerce renkli, hoş kokulu çiçeğin üzerinden geçip doğruca onun yanında almış soluğu. "Merhaba" demiş papatyaya, "sizi uzaktan gördüm ve yanınıza gelmek istedim."papatya şöyle bir bakmış konuğuna ve "Merhaba" demiş, "bende yalnızlıktan sıkılmıştım zaten.". Ve konuşmaya başlamışlar. Kelebek ona hayat hikayesini, nerede dünyaya geldiğini, geçtiği ormanı, tepeleri anlatmış. Papatyada ona kendinden bahsetmiş. Birbirlerinden gerçekten hoşlanmışlar. Kelebek bütün zamanını papatyayla geçirmiş. Gece olunca beraber yıldızları ve ateş böceklerinin danslarını seyretmişler. Gündüz olunca kelebek, kanatlarıyla papatyayı güneşin yakıcı ışınlarından korumuş. Minik kelebek papatyayı çok sevmiş. O kadar çok sevmiş ki, bir türlü onun yanından ayrılamamış. Papatyanın da onu sevip sevmediğini merak ediyormuş. Ama cesaret edipte bunu papatyaya söyleyememiş bir türlü. Onu kırmaktan, incitmekten, bu yüzden kaybetmekten korkmuş. Papatyada kelebeği çok sevmiş ama o da bir türlü söyleyememiş sevgisini. Duygularının karşılığının olmayacağından, bu yüzden kelebeği kaybedeceğinden korkmuş. Böylece iki sevgili yan yana, ama sevgilerini paylaşmadan sürekli sohbet etmişler. Böylece saatler saatleri kovalamış. Günler geçip de, kelebek artık zamanı kalmadığını, gücünün tükendiğini anlayınca, papatyaya dönmüş ve "Üzgünüm, ama senden ayrılmam gerekecek" demiş. Papatya buna bir anlam vermemiş. "Neden" demiş. "Yoksa benim yanımda mutsuz musun?". "Hayır" demiş kelebek.. Bilakis, sen benim hayatıma anlam kattın. Fakat biz kelebeklerin ömrü sadece üç gündür. Ve ben de ömrümü tamamladım. Artık kelebeklerin hiç ölmediği bir yere gitmeliyim." Papatya bu duruma çok üzülmüş. Ama yapacak bir şey yokmuş zaten. Kelebek artık hiç gücünün kalmadığını, daha fazla tutunamayacağını fark ettiğinde, son bir gayretle papatyaya "Sevi seviyorum" diyebilmiş ancak. Papatya donakalmış. Sadece "Bende..." diyebilmiş kelebeğin arkasından. Ardından da gözyaşlarına boğulmuş. İçinden "Keşke onunda beni sevdiğini bilseydim. Keşke onu sevdiğimi söyleyebilseydim." diye geçirmiş. Papatya, sevdiğinin onu sevdiğini bilmeden geçirdiği günlerin acısına dayanamamış. Bir süre sonra yaprakları önce solmuş, sonra da dökülmeye başlamış. Her düşen yaprakta papatya, içinden "seviyormuş" diye geçirmiş. İşte o günden beri, bunu bilen aşıklar, sevgililerine soramadıklarını hep papatyalara sormuş; seviyor mu? Sevmiyor mu diye..

                                                                   
Sevgi evrensellikdir.. Hiç kimse altın yığınları gibi kasasına kilitleyemez onu. Onun yeri kalplerdedir. Bir annenin kalbindedir, onun yeri çocuğuna verebilmek için. Onun yeri bahçıvanın ellerindedir, sevgi tohumları saçabilmek için. Evet... Sevgi heryerdedir.. Yeter ki sen onu bulmak iste. Hayat kısa bugün olan yarın yok. Sevgiyi göstermek beklemeye gelmez, yarın çok geç olabilir. Seni seviyorum anne, baba, kardeşim, arkadaşım vs. demek komik değil. Bu senin gibi bütün canlılara karşı sonsuz bir sevgi duyan bir insan için hiç de zor değil sadece biraz cesaret . Bu, yalnızca yüreğinin buz kapladığını, taşlaştığını zanneden insanlara biraz zor gelecektir ama onlar da senin gösterdiğin cesareti gösterdiklerinde, kalplerinde sevgi kıpırtılarını hissettiklerinde ve ağlamayı öğrenebildiklerinde inan herşey onlar için ve bütün insanlar için daha güzel olacak. Hayat kısa a bugün olan yarın yok. Sevgiyi göstermek beklemeye gelmez, yarın çok geç olabilir. Elindekini kaybetmeden kıymetini bilmelisin. Biliyorum , bana hak veriyorsun. Şimdi koş sevdiğinin yanına.. Önce, ona gülen gözlerle sımsıcak bir gülümse ve "Seni seviyorum" deyiver içinden gelen en sıcak sesinle.

                 "SENİ SEVİYORUM"    DEMEK İÇİN   GEÇ KALMA !!!    

                                 Image Hosted by ImageShack.us       Teşekkürler  Özlem Abla !!!
Hareketli Gifler

17/03/2007

güzel

MAYDANOS CAFE
 
05/03/2007

Öp Beni

Delikanlı sevgilisini aksam eve bırakır.Evin önünde masum bir fısıltıdan sonra ateşlenir.Bir elini duvara dayayarak - "Beni bir öper misin".. Kız: - "Deli misin evin önünde annemler görür" der.. Erkek: "Ne olacak canim bu saatte kim görecek, ne olur seni çok seviyorum... Kız: - "Ben de seni ama olmaz..." Erkek çok ateşli tabi devamlı ısrar eder. Bir ara aniden merdivenlerin ışığı yanar ve kızın küçük kız kardeşi belirir. Küçük kız: - "Babam diyor ki öpecekse öpsün, gerekirse ben öpecekmişim, o da olmazsa kendisi gelecekmiş ama o hayvan oğlu hayvana söyle elini Diyafon düğmesinden çeksin dedi''

 

Bu sayfada   dakika   saniye misafirim oldunuz .....

d

Image Hosted by ImageShack.us                                        

 

LiveNoid

Chargement...

Pacman Gadget

Chargement...

Tavla

Chargement...

dame

Chargement...